Armani markası hemen hemen herkesin bildiği ve global olarak tanınan bir marka. Ancak bir giyim markasından çok fazlası Armani. Kendine ait çok farklı tasarımları, ciddi bir hayran kitlesi farklı grup şirketleri ve inanılmaz bir otoritesi var. Elbette bu muhteşem başarıların ardında büyük bir istikrar ve doğru atılmış adımlar yatıyor. Bu istikrarın sahibi de markaya adını veren ünlü isim Giorgio Armani…
Bugün Emporio Armani başta olmak üzere Armani çatısı altındaki tüm markalar, lüks algısını sadece giyimle sınırlı tutmayan bir yaşam tarzı anlayışını temsil ediyor. Emporio Armani özellikle şehirli, modern ve zamansız stil arayanlar için global ölçekte güçlü bir konumda bulunuyor. Armani denildiğinde akla gelen net çizgiler, sade renk paleti ve kusursuz kesimler, Emporio Armani koleksiyonlarında da net bir şekilde hissediliyor.
Giorgio Armani oldukça sıra dışı bir hikayeye sahip. Bu giyim krallığı yolunda birçok kayıp ve fedakarlık barındırıyor. Bu efsane markanın sahibi Giorgio Armani kimdir? Gelin açıklayalım.
Giorgio Armani 1934 yılında İtalya Piacenza’da dünyaya geliyor. Oldukça iyi eğitimli ve hoş bir insan olan Armani, anatomiye olan ilgisinin peşinden tıp okumak için Milano Üniversitesi’ne gidiyor. Ancak burada 3 sene okuduktan sonra fotoğrafçılığa tutkusunun olduğunu keşfedip okulu bırakıyor. Bir fotoğraf stüdyosunda çalışmaya başlamışken 1957 yılında askere çağırılıyor ve askeri hastanede askerliğini yapıyor. Askerliğinin dönüşünde ise hiç alakası olmayan bir şekilde Milano’da La Rinascente’de reyon görevlisi olarak işe başlıyor. Burada erkek reyonunun satış danışmanı olarak başlıyor, fakat kimse onun ileride bir giyim krallığı kuracağını tahmin edemezdi.
Bu dönem Armani’nin kumaş, kesim ve müşteri beklentilerini birebir gözlemlediği çok kritik bir süreçtir. Daha sonra Emporio Armani koleksiyonlarının bu kadar geniş bir kitleye hitap etmesinin temelinde, işte bu satış tecrübesi yatmaktadır.

Burada çaylaklığını atıp ustalaştıktan sonra 9 yıl boyunca ünlü marka Nino Cerruti için çalışıyor. Reyonculuktan yavaş yavaş kombin ve tasarım önerileri verdiği bir alanda olduğunu fark ediyor. Kendisinde fark ettiği bu enfes yetenek ile artık başkalarına para kazandırmaktan sıkılan Giorgio ve ortağı Sergio Galeotti serbest tasarımcı olarak işe başlıyorlar.
Burada ünlü markalara ve butiklere özel tasarımlar yaptıktan sonra artık Armani macerası başlıyor ve 1975 yılında “Giorgio Armani S.p.A.” şirketini kuruyorlar. 10 yıl boyunca çok önemli kişilere tasarımlar yapıyorlar. Gruppo Finanzario ile anlaşma yapılıyor. Uluslararası düzeyde Birleşik Devletlere üretim yapmaya başlıyorlar. L’Oréal ile anlaşarak ilk parfümünü 1980 de çıkartıyorlar ve böylece efsanevi Armani parfümleri hayat buluyor. Ancak 10 senenin sonunda 1985 yılında maalesef ortağı Sergio hayatını kaybediyor.
Bu süreç, Emporio Armani gibi daha genç ve dinamik alt markaların doğuşuna zemin hazırlayan en önemli dönemlerden biridir. Armani artık sadece elit bir zümreye değil, daha ulaşılabilir ama aynı kalite çizgisini koruyan kitlelere de hitap etmeyi hedefler.
Bu üzüntüyü içinde hazımsayıp işine daha da sarılan Giorgio koleksiyonuna yeni modeller, anlaşmalar ekliyor. Hatta Hollywood’taki bazı filmlerin kıyafetlerinin tamamını tasarlayıp giydiriyor ve böylece Amerika’da da Armani furyası başlamış oluyor.
Amerika pazarında özellikle Emporio Armani çizgisi, genç profesyoneller ve şehirli stil sahipleri tarafından hızla benimseniyor. Armani’nin minimalist ama güçlü estetiği, sinema ve popüler kültürle birleşince markanın küresel etkisi katlanarak artıyor.
Giorgio her zaman ilgi alanları çok geniş olan, sürekli yeni arayışlar ve yeni heyecanlar peşinde bir karakterdi. Bu bir şirket sahibi için çok tehlikeli olsa da Armani bir şirket sahibinden çok tutkulu bir adam. Bu yüzden bir işi tamamen başardığında yeni bir maceraya atılıyor, bunu da markasının ismiyle yapıyor ve onu da başarıp yoluna devam ediyor.
Amerika kapısı açıldıktan sonra asıl ününe kavuşan Giorgio artık Hollywood’un vazgeçilmez kostümcüsü idi. Bu ekstrem yoğunlukta ve popülerlikte çalışmayı bırakmadı ve seri üretim kıyafetleri bir adım daha geliştirdi. 95 yılında kayak kıyafetleri serisi çıkarttı. 96 yılında Eric Clapton, defilelerinde çalınması için özel şarkılar besteledi. Artık tam anlamıyla bir giyim markasıydı.
Emporio Armani bu dönemde spor şıklık kavramını lüks moda ile birleştiren öncü markalardan biri haline gelir. Günlük hayatta rahatlıkla giyilebilen ama aynı zamanda prestij algısı yüksek tasarımlar, Emporio Armani imzası taşır.
Ancak Armani’ye bunlar yetmiyordu. Zaten insanlar Armani giyiyorlardı, o zaman Armani’den yemek yeyip Armani’de konaklayabilirlerdi. Bu çılgın fikirler aklına ne zaman geldi bilinmiyor fakat farklı alanlarla uğraşmaya 2000’lerin başında başladı. Senelerce Olimpiyat Kıyafetlerini tasarladı. İspanya boğa güreşleri için Goyesco’yu tasarladı.
Aynı zamanda bir fanatik olan Giorgio, FC Internazionale Milano’nun en tanınmış taraftarlarında. Bu Milano aşkı onu Olimpia Milano basketbol takımının başkanı bile yapmıştır.
Tüm bunlar bir tarafa dursun Armani’nin bu gelişim azmi asla onu bırakmamış. Dünyadaki herkesin Armani’den bir parça bulup giydiğini hayal etmek çok çılgınca gelebilir. Sonuçta sürekli spor giyinen ya da sürekli casual giyinen insanlar var. Hepsine bir markada hitap edemezsiniz. İşte burada devreye Armani’nin alt şirketleri giriyor. Daha günlük ve spor bir giyim için Armani Exchange ve EA7, hafif casual ve günlük bir giyim için Emporio Armani, daha klasik sevenlere Armani Collezione gibi markaları dallandırıp budaklandırıyor. Böylece her tarzdan insan Armani’de kendine bir parça buluyor ve onu seviyor.
Emporio Armani bu yapı içerisinde denge noktasıdır. Ne aşırı spor ne de aşırı klasik olan Emporio Armani, modern yaşamın temposuna uyum sağlayan koleksiyonlarıyla öne çıkar.
Ancak Giorgio’ya giyim sektöründe seçenek sunmakta yetmemiş olacak ki kafasından şöyle bir fikir geçiyor. “İnsanlar Armani giyiyorsa, Armani’de yemek yiyebilir ve konaklayabilir.”
Bu sayede Emporio Armani Caffé ve Emporio Armani Ristorante hayata geçiyor. Hatta dünyanın birçok şehrinde mevcut. Ağırlıklı İtalyan mutfağı ve dünya mutfağını barındıran bu restoran ve kafe, Armani klasını tam manasıyla yansıtıyor.
Restoran ve kafe bir kenara dursun Armani Grubunun ilginç sektör atılımlarından diğerleri ev tekstili ve otelcilik. Armani Casa ev ürünleri satarken Armani Otel Dubai Burj Khalifa da yer alan mükemmel lüks bir otel. Dünyanın En Lüks Otelleri yazımızda otelle ilgili daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Armani’nin alt markaları şu şekilde sıralanıyor:
● Giorgio Armani: Markanın en üst segmentidir. Zamansız, sofistike ve yüksek moda anlayışını temsil eder. Kırmızı halı görünümlerinin ve özel dikim koleksiyonların merkezindedir.
● Emporio Armani: Markanın en bilinen ve en geniş kitleye hitap eden alt markalarından biridir. Modern, şehirli ve günlük şıklığı lüksle birleştirir. Emporio Armani, hem iş hayatında hem de casual kombinlerde tercih edilir.
● Armani Collezioni: Daha klasik ve resmi giyim tarzını benimseyen kullanıcılar için konumlandırılmıştır. İş dünyasına uygun kesimler ve sade tasarımlar ön plandadır.
● Armani Exchange (A|X): Genç, dinamik ve sokak modasına yakın bir çizgiye sahiptir. Daha ulaşılabilir fiyat politikasıyla Armani ruhunu genç kitlelerle buluşturur.
● EA7: Spor ve aktif yaşam odaklı bir alt markadır. Performans giyimi, sporcu koleksiyonları ve teknik kumaşlarıyla öne çıkar.
● Armani Jeans: Günlük denim ağırlıklı koleksiyonlarıyla casual giyimi temsil eder. Rahatlık ve stil dengesini hedefler.
● Armani Junior: Çocuklar için tasarlanmış koleksiyonlardan oluşur. Armani estetiğini çocuk giyimine uyarlar.
● Armani Privé: Haute couture çizgisini temsil eder. Özel davetler, couture defileleri ve kişiye özel tasarımlar bu markanın kapsamındadır.
● Armani Cosmetics: Makyaj, cilt bakımı ve parfüm ürünlerini kapsar. Armani’nin güzellik ve bakım dünyasındaki güçlü temsilcisidir.
● Armani Casa (Ev Ürünleri): Mobilya, dekorasyon ve ev tekstili ürünlerini içerir. Lüks yaşam alanları için tasarlanmıştır.
● Armani Dolci: Çikolata ve tatlı ürünlerinden oluşan gurme bir alt markadır.
● Armani Caffé: Armani yaşam tarzını yeme-içme deneyimine taşıyan kafe konseptidir.
● Armani Ristorante: Fine dining konseptiyle lüks restoran deneyimi sunar.
● Armani Otel / Resorts: Armani estetiğini konaklama sektörüne taşıyan ultra lüks otel ve resort projeleridir.
Kendisine “King George” benzetmesi yapılan Giorgio, böyle bir üne sahipken elbette magazinden de uzak kalamıyor. Ancak ucuz magazin haberlerine kendisini asla alet etmeyen Armani’nin en çok konuşulan olayları marka kimliğine yakışır seviyede lüks haberler.
2008 yılında Fransa’da Legion d’honneur (Onur Lejyonu) alan Armani, İtalyan Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından Büyük Haç sunularak şövalye ilan edilmişti. Daha önce bu unvan sadece Valentino ve Miuccia Prada’ya verilmişti.

Giorgio Armani’nin başarıları ve atılımları gerçekten saymakla bitmiyor. Uzun ömrüne sığdırdığı yüzlerce başarı ile her geçen gün ismini sonsuzluğa yaklaştırıyor. İsmini verdiği marka ile yüzlerce insana ulaşan Armani’nin kalan hayatında da tasarımları ve yaptığı işlerle çok konuşulacağı aşikar. Kral George’un bu giyim krallığı artık giyimin de dışına çıkmış bir imparatorluk sayılabilir.